Balıklarda Genel Olarak Hastalıklar

Akvaryum hastalıkları

Akvaryum hastalıkları tedavi konusunda sizleri aydınlatmak için çeşitli hastalıkları ve tedavi yöntemlerini bir araya getirdik.  Akvaryum hobisine yeni başlayan pek çok amatör aynı yoldan geçmiştir.
İlk olarak 50-60 litrelik bir akvaryum alınır. Satıcının tavsiyesi doğrultusunda kurulur, bir-iki gün çalıştırılır. (Bu süre bazen 1-2 hafta da olabilir). Sonra içine balıklar eklenir. İlk birkaç hafta boyunca herşey gayet güzel gitmektedir. Derken bir gün birden bire balıklar ölmeye başlar.
Görünüşte hiç bir neden yoktur. Birkaç gün öncesine kadar gayet sağlılıklı bir şekilde akvaryumun içinde oradan oraya yüzen balıklar, yemeden içmeden kesilmiş  yüzgeçleri büzüşmüş vaziyette ya dibe çökmüştür ya da yüzeyde ağzlarını havaya açmış ölmeyi beklemektedir.
Ölen balıklar çıkartılır, yerlerine yenileri eklenir, ama bu yeni eklenen balıklar da süratle aynı semptomları gösterir ve ölürler.
Pek çok yeni başlayan hobici, akvaryuma avuç dolusu ilaç eklemeye başlarlar. Hiç bir faydası olmaz.
Sağa sola sorarlar, birbirinden alakasız, beşibiryerde cevaplar alırlar:
  • Parazit olabilir
  • Tuz ekle
  • Isıyı arttır.
  • Silkon zehirlenmesidir, akvaryumu değiştir.
  • Bulaşıcı hastalık var, akvaryumu komple boşalt dezenfekte et, yeniden kur.
Ne yazık ki bu yöntemlerin hiç birisi bir işe yaramaz.
Genellikle, şişeler dolusu ilacın hiçbir faydası olmadığını gören acemi akvaristler, yapılabilecek en yanlış işi yaparlar: Tüm akvaryum boşaltılır, kumu, taşları, dekorları kaynatılır, akvaryum tuzla ovulur, yeni baştan kurulur. Yeni balıklar eklenir. Birkaç hafta her şey yine yolunda görünür. Ama derken sil baştan, balıklar yeniden ölmeye başlar.
Bu tür senaryoların çoğu, acemi akvaristin “ben bu işi beceremiyorum” demesi ve akvaryumunu elden çıkartması, ya da balkonda saksı haline getirmesi ile son bulur.
Halbuki yeni kurulan bir akvaryumda birkaç hafta veya ay içerisinde görülen balık ölümlerinin hiç birisi sebepsiz değildir. Tam tersine çok güzel bir sebebi vardır.

Yeni Akvaryum Sendromu

Tabiatta, on milyonlarca yıldır süregelen bir takım doğal döngüler vardır: Su döngüsü, oksijen döngüsü, Azot döngüsü gibi. Tüm bu döngüler, doğal hayatın (ve de insan hayatının) devamı için gereken dengeleri oluştururlar.
Akvaryum gibi yapay bir ortam, ilk oluşturulduğunda tüm bu döngülerin ve dengelerin dışındadır. İşin iyi tarafı, birtakım dengeler, biz istesek de istemesek de kendiliğinden oluşacaktır. Ama işin bir de kötü tarafı var: bu dengelerin oluşması zaman alır.
Akvaryum ilk kurulduğu anda, içinde sadece su (ve kum ve dekorasyon vs) bulunan bir fanustur ve bu fanusun içerisine bir canlı eklendiğinde, doğal olarak oluşacak atıkları parçalayacak ve de zararsız hale getirecek en önemli mekanizma olan AZOT DÖNGÜSÜ’ nden yoksundur.

Akvaryum hastalıklarında Nitrit Patlaması

Akvaryum ortamında yeterli popülasyona ulaşan nitrosomonas bakterilerinin açığa çıkardığı Nitrit (NO2), amonyak kadar olmasa bile, son derece tehlikeli bir kimyasaldır. Kanın oksijen taşıma kapasitesini kısıtladığı için, özellikle uzun süre yüksek değerlerde kalması durumunda balıkların (suda yeteri miktarda oksijen olsa dahi) boğularak ölmesine neden olur. İşin kötü tarafı, nitrobakter türü bakteriler, nitrosomonaslara oranla çok daha yavaş bir popülasyon artışı gösterirler. Akvaryum hastalıkları
Giderek yükselen nitrit oranlarına maruz kalan balıklar, aynı amonyak zehirlenmesinde olduğu gibi iştahlarını kaybederler, su yüzeyine toplanırlar, hızlı hızlı nefes almaya çalışırlar. Sanki bir parazitten kurtulmak istiyormuş gibi akvaryum içerisindeki dekorasyonlara, kumlara, taşlara sürtünerek “kaşınırlar”.Akvaryum hastalıkları
Nitrit nedeni ile kanda biriken “methemoglobin” maddesi, kan rengini kahverengiye çevirir. Bu yüzden balıkların galsamaları kararır, açık renkli balıklarda genel bir kararma, renkli balıklarda renk kaybı olur. (nitrit zehirlenmesi, kahverengi kan hastalığı olarak da bilinir) Maalesef bu belirtiler de çeşitli enfeksiyon belirtileri ile karıştırılmaktadır. Eğer bu aşamada akvaryuma dezenfektan konulursa, zar zor kolonileşen nitrosomonaslar yok olacağından, hızla amonyak seviyeleri de artmaya başlayacaktır. Bu ikisinin bir araya gelmesi de haliyle en dayanıklı balıklar için bile ölümcüldür.Akvaryum hastalıkları
Yeni kurulan akvaryumlarda, biyolojik filtre (bakteri kolonileri) gelişip, azot döngüsü oturuna kadar görülen bu ölümlere “Yeni Akvaryum Sendromu” denmektedir.
Peki, yeni akvaryum “eskiyene” kadar balık ölümlerinden kaçınmak için ne yapılabilir:

Yöntemler;

Öncelikle, genel olarak tavsiye edilen “akvaryumu boş çalıştırma” olayının, su ısısının oturması dışında hiç bir faydası yoktur. Akvaryumda çözülen veya çürüyen organik madde olmadığı takdirde bakteri populasyonu gelişmez. Bu yüzden mutlaka organik atık üretecek bir şeylerin olması veya suni olarak amonyak eklenmesi şarttır.
En sık uygulanan yöntem, akvaryuma bir ya da iki tane balık koyup, bir-iki ay boyunca sürekli ve düzenli su değişimleri ile azot döngüsünü başlatmaktır. Bunun ardından balıklar yine yavaş yavaş eklendiği takdirde, çok bir sorun olmadan akvaryum “güvenli” bir hale getirilebilir. Maalesef yeni başlayan arkadaşların en çok yaptığı hata, bir anda çok sayıda balığı akvaryuma koymaktır. Bu da ölümcül bir hatadır.Akvaryum hastalıkları
– İkinci bir yol olarak, hiç balık koymadan, suya amonyak ekleyip döngünün oturmasını beklemektir. Her ne kadar bu yöntem, “en güvenli yöntem” olsa da, yeni başlayan birisinin 1-2 ay boyunca boş akvaryuma bakmayı istememesi yüzünden pek uygulama bulamamakta maalesef.Akvaryum hastalıkları
– Yeni kurulan bir akvaryum (çok istisnai durumlar haricinde) asla ve de kat’a tamamen boşaltılıp dezenfekte edilmemelidir.Akvaryum hastalıkları
Diğer Yöntemler
– Akvaryum filtresi asla ve de asla, çeşme suyu ile yıkanmamalıdır. Çeşme suyunda bulunan klor, burada yaşamlarını sürdürmeye çalışan zavallı bakterileri efektif bir şekilde öldüreceği için biyolojik filtreyi etkisiz hale getirir ve de sudaki amonyak oranının süratle yükselmesine neden olur. Filtre medyası, dip çekme sırasında boşaltılan akvaryum suyunda çalkalanarak temizlenebilir.Akvaryum hastalıkları
– İlk bir kaç ay boyunca yemleme mümkün olduğu kadar az yapılmalı, yenmeyip dibe çöken yemler hızla akvaryumdan uzaklaştırılmalıdır.
– Azot döngüsü oluşana kadar, dipte kesinlikle dışkı birikmesine müsade edilmemeli, bitkilerden dökülen yapraklar, dışkılar ve diğer organik atıklar günlük olarak akvaryumdan uzaklaştırılmalıdır.Akvaryum hastalıkları
– Yine ilk birkaç ay boyunca, günlük %10-%15 su değişimleri yapılmalı, su değişimi sırasında mutlaka dip çekilmelidir. Amonyak ve nitrit gazları sudan ağır olduğu için dipte birikirler. Düzenli dip çekimi ile sudaki yoğunlukları kontrol altında tutulabilir.
– Test kitleri, her ne kadar pahalı da olsa, çok faydalıdır. Ama ne hikmetse yüzlerce liralık balıklarını kaybetmeyi göze alanlar, 60-70 lira verip sularının ne halde olduğunu kesin ve net bir şekilde söyleyebilecek test kitleri edinmekten kaçınırlar. Halbuki kaliteli bir Amonyak ve Nitrit test kiti ile, bu zehirli gazların sudaki yoğunluğu kontrol etmek ve su değişimlerini buna göre ayarlamak ve de balık ölümlerinden kaçınmak çok mümkündür.

Balıklarda görülen hastalıklar ve tedavisi

Hastalıkları önlemede en önemlisi korunmaktır. Yeni balık aldığınızda mutlaka karantinaya alınmalıdır. Yeni balık en az bir hafta karantinada kalmalı ve bu tankta kullanılan ağ farklı olmalıdır.Akvaryum hastalıkları

Akvaryum hastalıkları Su zehirlenmesi

Lepistes lerin ölümünden en sık sorumlu olan su zehirlenmesidir. Sudaki zararlı mineraller balıkları zehirler. Uzun kurşun borulardan gelen su insanları olduğu gibi balıkları da öldürür. Amerikada 50 lerden önce inşa edilen birçok evde bulunabilen bakır borular da aynı şekilde zehirlidir. Milyonda 0.2 bölüm bakır birçok balığı 24 saat içinde öldürebilir. Önemsiz görünen miktarlardaki bakır bile yavru balıkların ihtiyaç duyduğu küçük yemleri bozabilir. Çok asidik, çok alkali ve çok tuzlu su ölümcül olabilir. Şehir suyuna bağlı bir musluktan alınan su da fazla kloru nedeniyle öldürebilir. Uygun olmayan akvaryum alşısı, silikon yapıştırıcı ve süslemeler de zehirlenmeye neden olabilir. Sayılan nedenlerden birine bağlı olarak oluşan uygunsuz su balık ölümlerinin en sık nedenidir.

Akvaryum hastalıkları Yiyecek zehirlenmesi

Çok sık olan ancak çoğunlukla gözden kaçan balık ölüm nedenlerinden biri yiyecek zehirlenmesidir. Fazla besleme fermantasyon ve bozulmaya neden olur ve yetersiz havalandırma ile birlikte yenmemiş yem üzerinde çoğalan bakterilerin oluşturduğu toksinler balıkları öldürür. Besin zehirlenmesi bakteriyel ve mantar enfeksiyonları gibi ikincil problemlere neden olabilir.
Birçok lepistes yetiştiricisi balıklarını günde 5-10 kez beslemektedir, bu aşamada balıkların 5 dakika içinde bitirebileceği kadar yem verilmeli, yeterli havalandırma ve filtrasyon olduğundan emin olunmalı ve sık su değişimleri yapılmalıdır. Bunlar besin zehirlenmesi ihtimalini azaltırlar.

Akvaryum hastalıkları Karbondioksit zehirlenmesi

Kalabalık genellikle bu soruna neden olur. Fazla CO2 verilmesi, yetersiz bitki veya bitki büyümesi için ışık veya yetersiz havalandırma nedeniyle CO2 oksijen döngüsünün bozulması karbondioksit zehirlenmesine bu da balık ölümüne neden olur. Etkisi genellikle oldukça barizdir, balık su yüzeyinde oksijen almak için çabalıyordur. Baloncuklar çıkaran bir havataşı karbondioksit zehirlenmesini önlemede yeterlidir.

Akvaryum hastalıkları Ölü bitkilere bağlı zehirlenme

Bazen ölü bitkiler balıkları öldürebilecek bazı kimyasallar salabilir. Suyun keskin bir kokusu olabilir, bazen o kadar güçlüdür ki odaya girer girmez farkedersiniz. Akvaryumda farklı bir koku olduğunda hemen nedeni araştırılmalıdır. Bazen bir çeşit bitki olan, algler bile aynı anda yeterli miktarda öldüğünde balıklar için ölümcül olabilir.
Çoğu lepistes üreticisi hiç bitki olmayan çıplak tanklar kullanırlar. Şahsen ben her zaman bitkili akvaryumları tercih ediyorum, temelde su kalitesinin bir göstergesi olarak Water Sprite ve yeni doğanlar için mükemmel bir saklanma yeri olan java moss. Bence lepistes ler böyle bir ortamı tercih ediyorlar ve izlemesi çok daha zevkli oluyor.

Akvaryum Hastalıklarında Evdeki zehirler

Evde kullanılan sinek ilaçları balıkları öldürebilir. Rotonone adlı ilaç 13 milyonda bir konsantrasyonda olsa bile yavruları öldürebilir. Diğerleri de benzer şekilde ölümcüldür. Evin başka bir odasında hatta başka katında kullanılsa bile balıklara zarar verebilir, bu nedenle evde sinek öldürücüler kullanılmamalıdır. Dış mekan havuzlarında pire tozu kullanılan bir köpeğin havuza atlaması veya çiçekler veya bitkiler için kullanılan böcek ilaçları büyük kayıplara neden olabilir. Sabun veya temizledikten sonra iyi durulanmamış diğer dezenfektanlar ölümlere neden olabilir. Evde bir kova sadece balıklarınız için kullanılsın, başka hiçbir amaçla kullanılmasın. Akvaryum camlarını temizlemenin en iyi yolu gazete ve beyaz sirkedir.

Akvaryum Hastalıklarında Suyun Neden Olduğu Zehirlenmeler

Malawi ve Tanganyika tanklarında ısı ve pH yüksek olması gerektiğinden dikkat etmediğiniz taktirde aşağıdaki 3 zehirlenme şekli başınıza gelmesi yüksek bir olasılıktır. Bunlar silikon,amonyum ve nitrit-nitrat zehirlenmeleridir. Acemi iseniz ve tankınızın kuruluşu yeni ise balıklarda bir terslik görürseniz ilk olarak sudan dolayı meydana gelebilecek zehirlenmeler üzerine yoğunlaşın.

Akvaryum Hastalıklarında Silikon Zehirlenmesi

Sağlıklı olduğundan emin olarak bir balık aldınız. Balığı tanka koyduğunuzun ilk gününde en geç ikinci gününde yem yemeyi kesmişse, ve aniden cansızlaşmışsa, pulları ve yüzgeçleri erimeye başlıyorsa aklınıza gelecek ilk tehlike silikon zehirlenmesi olmalı. Silikonun iki çeşidi vardır. İlki normal, balıkları öldüren silikon. Diğeri DIY storelarda (Bauhaus, Bricolage, hatta Carrefour süpermarketinde bile bulabilirsiniz) da satılan akvaryum silikonu, zaten tüplerin üzerindeki balık resimlerinden de anlarsınız. Tankınızı imal eden kişi bundan haberdar olmayabilir, satın aldığında yanında gözlüğü olmadığından balık resimlerini görmemiş olabilir, veya ‘yanlışlıkla’ daha ucuz diye normal silikon almış olabilir. Neden her ne ise, kabak balıklarınızın başına patlayacak demektir. Bu belirtileri fark ettiğinizde balıkları tanktan çıkartın. Su sıcaklığı cichlidler ve tropik balıklar için 24 C’dan başlayacağı için ısı dolayısıyla silikondan sızan gazlar balıklarınızı yavaş yavaş öldürüyor demektir. Cansızlık ilk günden itibaren başlar fakat gazlara karşı aşırı bir tepki gelişmez. Ölüm
yaklaştığında balığınızın pulları soluk ve erimiş olur, yüzgeçleri ya yırtık gibidir, ya da erimiştir, ve zor nefes alarak yan yatmış bir şekilde oradan oraya sürüklenir. İzlenecek tek yol balıkları başka bir tanka koymak. İmkanınız varsa daha iyi ve güvenebileceğiniz marka bir tank alın, yoksa tankınızı tamir edin. Bir çakı veya bisturi yardımıyla kenarlardaki silikonları en ufak bir parça kalmayacak şekilde kazıyın. Eğer parça kalırsa hava kabarcığı yapar ve tankınız bittiğinde sızdırır, hatta tankınızı patlatabilir. Ardından tankı yıkayın ki silikon zerrecikleri gitsin. Kazdığınız yerlere aseton sürün böylece hem daha iyi temizlenecek yüzey hem de silikon daha iyi tutacak. Akvaryum silikonu kenarlara sıkın, başparmağınızla üzerine sadece bir kez bastırın, ikinci defa üzerinden geçmeye kalkarsanız silikon pütürlenir ve kabarcık oluşabilir içinde. Tankı en az 24 saat kuru olarak bekletin. Eğer tankınız 100 lt’den büyükse en az 2 gün bekletin. Sonra denemek amacıyla içine su doldurun ve en az bir gün bekletin. Boşluk bırakmışsanız su kenarlardan sızmaya başlayacaktır, sızarsa yapılacak tek şey tekrar kazıyıp silikonlamaktır.

Akvaryum Hastalıklarında Amonyum Zehirlenmesi

Balığınız sürekli olarak su yüzeyinde yüzüp ağzını sonuna kadar açıp nefes almaya çalışıyorsa buna rağmen boğuluyormuş izlenimi veriyorsa üstüne üstlük tankın suyu da koyu sarı ise balık amonyumdan zehirleniyor demektir. Balık çoğunlukla yarı bilinçsiz ve halsiz olur, etrafınada neler olup bittiğinin farkında değilmiş gibi görünür. Suyun yüzeyinden sanki hava almaya çalışıyor gibi olduktan sonra dibe çöker yavaşça, ardından tekrar ani bir fırlayışla su yüzeyine çıkar. Tüm bu süreçte ağzını hep sonuna kadar açar ve solungaçları normalden çok fazla çalışır. Gözler normalden koyudur ve balığın bütün rengi olabilecek en koyu rengi alır.
Bu çok ciddi sonuçları olan bir zehirlenme şekli, balıklarınızın tümü ölebilir. Test kitiniz yoksa amonyum patlamasını en iyi şekilde sararımış sudan anlarsınız, su koyu sarı olduğunda ve bulanıklık başlamışsa balıklarınız zehirlenmeye başlıyor demektir. Biraz garip bir örnek olabilir, ama kafanızda daha iyi canlanması için idrar rengini düşünün, idrara rengini ve genel olarak kokusunu veren amonyumdur. İdrar kana bulaştığında zehirlenme meydana gelir, buna da en büyük etken amonyumdur. Akvaryumlarda da durum çok farklı değildir. Amonyum en çok yiyecek atıklarından ve pisliklerden açığa çıkar. Düzenli dip temizliği yapmazsanız pislikler birikir ve gazlar sızmaya başlar. Su idrar rengi ve kokusunu alır. Test kitiniz varsa aklınızda bulunsun, amonyum seviyesi 1 ppm değerini kesinlikle aşmamalı. Tabii ısı ve pH yükseldikçe amonyum değeri daha da az çıkmalı. Bu tip zehirlenme en çok amonyumu parçalayacak aerobic bakterilerin henüz oluşmadığı veya çok az sayıda olduğu yeni kurulmuş tanklarda görülür. Daha geniş bir açıklama ve burada bahsedilen zehirlenme türlerini nasıl önleyebileciğinzi öğrenmek için Yeni Tank Sendromu sayfasına bakın.

Akvaryum Hastalıklarında Amonyum Nedenleri

Tanka gereğinden fazla yem atılması, balıklar doyunca dibe çöken yemler.
Çok az miktarda ve düzensiz su değişimleri.
Tankı daha ilk kurulduğunda ağzına kadar balıkla doldurmak.
Yetersiz kalan filtreleme veya havalandırma.
Amonyum zehirlenmesinin tedavisi yok, sadece durumu farkettiğinizde acil önlem alabilirsiniz. Seçebileceğiniz 3 yol var. İlk yol hemen balıkları temiz, tamamen yeni suyun bulunduğu bir tanka almak.
Alabileceğiniz başka tankınız mevcut değilse ikinci yola başvuracaksınız demektir. Balıkların bulundukları tanka vakit geçirmeden su değişimi yapın. Değişim miktarı en az %70 olmalı. Yeni suyun ısıtılmış olması çok iyi olurdu, ama durumun aciliyetini göz önüne alarak, suyunuz sıcak değilse ısıtmayı beklemeyin, soğuk su kullanın. Suyu mutlaka dipten çekin, NH bileşikleri sudan ağır olduğundan dipte birikiyorlar, yüzeyden alırsanız amonyum sifonlanmış olmayacak, sadece suya dağılmış olacak. Amaç amonyumu en az seviyeye
getirene kadar inceltmek. Balıklar kendilerini boğulur gibi hissettiğinden çok güçlü bir havalandırma koyun. Üçüncü yol amonyum, nitrit, ve nitrat seviyelerini ‘anında’ düşürdüğünü iddia eden ilaçlar kullanmak. Sakın bunun için Tetra Aquasafe kullanmaya kalkmayın, sivrizekanız burada pek işe yaramaz. Aquasafe sadece su değişimlerinde kullanılan suyun klor, ağır metal, ve amonyumunu yok ettiğini iddia ediyor, tankın içinde birikmiş olan amonyumda kesinlikle kullanılmamasını tavsiye ediyor. Bu yollar içinde en az güvenebileceğiniz yöntem kimyasal yöntemdir. İlaçlar seviyeleri kısa süre için düşürürler, ama tekrar yükselmesine de genelde engel olamazlar. O nedenle ilaçları sadece geçici olarak kullanın, yani, ilaçtan hemen sonra büyük bir su değişimi uygulayın. Bu tip bir zehirlenmede işinizi şansa bırakmayın ve en güvenilir olan ilk iki yolu tercih edin. Amonyum seviyelerini düşürdükten sonra beklemekten başka yapabileceğiniz birşey kalmıyor. Kurtulan kurtulacaktır, ama çoğunluk büyük bir ihtimalle ölecektir.

Akvaryum Hastalıklarında Nitrit-Nitrat Zehirlenmesi

Yine tank kurulduğunun ilk haftalarında meydana gelebilecek bir zehirlenme türü. Sağlıklı olarak aldığınızdan emin olduğunuz balıklarınız birden cansızlaştığında, yem yemeyi kestiğinde sorun büyük bir ihtimalle nitrit zehirlenmesidir. Tankınız oturmuşsa ve aynı belirtileri görürseniz o zaman zehirlenme nitrat zehirlenmesi şeklinde olur, çünkü zincir oluşmuştur fakat en son ürün olan nitrat temizlenmemektedir. Sebebler genellikle fazla balık, fazla yem, az su değişimi, az filtreleme veya havalandırmadır. Amonyum zehirlenmesinden farklı olarak bu iki zehirlenme türünde balıkları kurtarma ihitmaliniz çok daha yüksek, tabii önlem alamazsanız öleceklerdir. Belirtiler genellikle halsizlik; yeme ilgisizlik: hiç yememesi veya yediğini tükürmesi; stres belirtileri: yüzgeç erimesi, pul erimesi, rengin normalden koyu olması, veya normalden açık olması, gözlerin kararması; bir köşede durma veya saklanma çabalarıdır.
Tankın suyu genellikle açık veya çok açık sarı rengindedir. Bu zehirlenme şekli özellikle yüksek pH isteyen balıkların başına gelebilir, çünkü her türlü amonyum, nitrit, veya nitrat yükselmesine karşı çok hassaslar. Yukarıda bahsedilen belirtileri farkederseniz, sularınız da sarımsı renkte ise vakit kaybetmeden %40 ile %50 arası su değiştirin. Ardından da 2 hafta boyunca 2-3 günde bir %20 su değiştirin. Suları dipten çekmeye özen gösterin. Bunun dışında bir ilaç kullanmayın. Amaç balığı mümkün olduğunca daha fazla strese sokmadan zehirlenmeyi atlatmasını sağlamak. Balığığınızı güçlendirmek için bir conditioner kullanmanız iyi olur. Genellikle balığınız çok hassas bir tür değilse ilk su değişimini takip eden ilk günlerde düzelir. Ancak düzelme belirtiler görseniz bile 2 hafta boyunca yukarıda belirtildiği şekilde değişim yaparak tam sağlına kavuşmasını sağlayın.

Facebook Sayfamız

Youtube Kanalımız

Akvaristler Sosyal Medya Platformu

Seri İlan Sitesi

1 yorum
  1. […] Kalıtsal bir hastalıktır, daha önceki aile bireylerinde oluşum gösterdiyse yeni doğan aile fertleri de ciddi risk taşımaktadır.Küçük yaşlarda etkilerini gösterebilir fakat belirlenebilmiş bir yaş grubu yoktur hemen her yaşta bu hastalığın pençesine düşülebilir.Bulaşıcıdır yakın bir arkadaş veya aile bireyi tarafından size geçme ihtimali çok yüksektir.Genelde erkeklerde görülmesine rağmen kadınlarda da rastlanmaktadır.İlk belirtiler hastanın av mahallinden uzak kaldığında yoksunluk belirtileri göstermesidir.Hemen bir araç temin edilerek avlak bölgesine ulaştırılması gerekir aksi takdirde sıkıntı ve depresyon baş gösterecek hasta huzursuz bir ruh haline bürünecektir.Evde kaldığı zamanlarda ise olta malzemeleriyle uzun saatler geçirmesi bir nevi terapidir.Tipik özellikler gösterirler,örneğin;bi kaçı bir araya geldiğinde birbirlerine av anılarını anlatmaları kaçınılmazdır.Kaçırılan büyük balık hikayelerine ise kimse inanmaz.Hemen hemen hepsinin tuttuğu balıkla çekilmiş bir fotoğrafı vardır bu kutsal bir anıdır,kimse o balığa ‘biraz küçük değil mi ?’ gibi aşağılamalarda bulunamaz aksi takdirde sonuçları iyi olmayabilir.Hastalık ilerledikçe hepsinde gözlenen bir olayda odalar dolusu malzeme stoğudur bu birlikte yaşadıkları insanların tepkisine yol açmakta bu yüzden de hastanın bu tedariği gizlice yapmasına sebep olmaktadır.Bazıları ceplerinde her ihtimale karşı 40 gr kurşun, 3 adet iğne, misina ve fırdöndü taşır.Ailece pikniğe veya gölet kenarına gidildiğinde onlara sezdirmeden piknik sepetinin içine bir olta ve bi kaç paket yem saklanır.Her birinin ekürisi vardır,onunla birlikte avlanmak hastaya daha huzurlu hissettirir, yalnız olmadığını bilir.Bir anda harekete geçebilir ve hızlı karar verirler.Kahvede otururken hadi balığa gidelim diyerek yerinden fırlar ve hemen hazırlanır diğerlerini de ayartır ki hanımlardan birlikte azar yensin.Ava giderken akşam yemek yapma denir,dönüldüğünde ise aynı kişiden yemek hazır değil mi? diye bir söz işitilir. […]

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.